AL YÜREĞİMİ DE GÖTÜR KÂHTALIM

 

Kara gözlü siyah saçlı inci dişli,                     

Kâhtalı esmer çocuğum…

Göz pınarlarımın kaynağı,

Ezik yüreğimin baş konuğu.

Şimdi dokuz yaşındasın,

En ön sırada,

Gözlerini dikip gözlerime,

Kulaklarını açıp sözlerime,

Üç yıldır olduğu gibi,

Bu gün yine karşımdasın…

           

Aylardan Eylül gün pazartesiydi.

Okulun ilk günü,

Sevinç coşku heyecanın,

Zirvesiydi insani duyguların…

Onlarca annenin tutup ellerinden,

Okula getirdiği çocuklardan biriydin.

Daha o ilk gün,

Duruşunla bakışınla sen ayrıydın…

           

Cümle kelime hece harf,

Dolup taşıyordu zarf,

Öğrendin okuma yazmayı…

Şiirler okudun tatlı sesinle,

Fıkra öykü masal anlattın yaşar gibi.

           

Son günlerde çok dalgınsın,

Bugün de öylesin hemşerim…

Küçücük yüreğinde büyük dertler saklamışsın.

Hani hem öğretmendim size hem arkadaş…

Bölüştük sırlarımızı çözümde olduk seferber,

Ekmeğimizi paylaştık sınıfta üç yıl beraber…

Ne oldu sana Kâhtalı esmer çocuğum,

Bu yaşta saklıyorsun gözyaşlarını…

Uzaktan seyrediyorsun boynu bükük,

El ele tutuştuğun arkadaşlarını…

Bilirsin Kâhtalı esmer çocuğum,

Sizler renk renk güllerisiniz bahçemin…

Gözlerinizden okurum iç dünyanızı,

Gözleriniz yüreğinizin aynası…

           

Kara gözlü siyah saçlı inci dişli,

Kâhtalı esmer çocuğum…

Sır vermedin bana bu kez,

Ben vardım sırlarına senin…

Yaktı yüreğimi sırlarına yolculuğum…

Baban işsiz annen hastaymış,

Ev kirası kat kat katlanmış…

Birikmiş su elektrik faturası,

Yokmuş evde ekmek parası.

Sabah aç çıkmışsın yola,

Beslenme de getirmemişsin okula…

           

Kara gözlü siyah saçlı inci dişli,

Kâhtalı esmer çocuğum…

Mahallemizden taşınacağınızı söyledi annen,

Çözer mi sorunları bu ayrılık.

İş bulabilecek mi baban?

Kira parası ilaç aş…

Söyler misin ne değişecek arkadaş?

Gideceksin gözün yaşlı boynun bükük…

Giden diğer arkadaşların gibi…

Yine bağrıma taş basacağım,

Gizleyeceğim senden arkadaşlarından,

Akıtacağım içime gözyaşlarımı…

           

Git doğmadan bahtı karartılmışım…

Şehirdeki göçebem…

Kara gözlü siyah saçlı inci dişli,

Kâhtalı esmer çocuğum…

Canım hemşerim benim.

Al yüreğimi de götür,

Avuçla götür gözyaşlarımı…

Ağlıyorum gizlemeden bu kez.

Götür boynu bükük duruşumu da…

El sallarım ardın sıra kalırsa takatim…

Kader ettiler bana mum gibi erimeyi…

Közde cayır cayır yanasıcalar,

Düşünmüyorlar sizi çocuğum, 

Kâhtalım benim bahtı karalım…              

0 Paylaşımlar

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir