BEN BÖYLE KÂHTALIYIM

 

 

Bir yılbaşı gecesi,

Nemrut’tan esen deli poyrazdan,

Sallanırken evimizin penceresi,

Koşmuş gelmiş mahallemizin ebesi,

O fırtınalı gecede,

Bahçesinde kuyu,

Bahçesinde dut nar gül dikili,

Bir toprak damda doğmuşum…

 

Çekmişim küçücük ciğerlerime,

İlk o gece Kâhta havasını…

Gururla haykırıyorum dostlar,

Ben Kâhtalıyım,

Ben böyle Kâhtalıyım…

 

Toprak evlerin arasında,

Toz toprak çamur deryasında,

Ayaklarımda kara lastik,

Büyüklerimden küçültülmüş giysilerle,

Koştum düştüm ağladım güldüm,

Telden demirden tahtadan kilden,

Arabalar yaptım küçücük ellerimle,

Yaptığım oyuncaklarla büyüdüm…

 

Koşullar biçimlendirir yaşamı,

Utanmadım çocukluğumdan,

Gururla haykırıyorum dostlar,

Ben Kâhtalıyım,

Ben böyle Kâhtalıyım…

 

Yoksulluğu hissettim damarlarımda,

Gaz lambasının çevresinde,

Ders çalıştım kardeşlerimle…

Komşu damlarda kurutulan tezekleri,

Çizdim resim defterime…

Namaz kıldım oruç tuttum çay zeytinle…

Mustafa Hocadan Topal Mahmut Hocadan,

Dayak yemeyi öğrendim Kuran öğrenirken…

 

İsyankârdık gençliğe adım atarken,

Utanmadım yoksulluğa isyandan,

Gururla haykırıyorum dostlar,

Ben Kâhtalıyım,

Ben böyle Kâhtalıyım…

 

Dostuma dosttum,

Dost uğruna canlar,

Ortaya koydum postum,

Meydan okudum ecele,

İhanet yazmaz kitabımda…

Göğsümün sol tarafında,

Bu deli yürek,

İnsanlık erdemleri için çarpar…

 

Dil din ırk renk cinsiyet,

Ayırımı yok beynimde,

Hümanizm iliklerimde,

Ben Kâhtalıyım,

Ben böyle Kâhtalıyım…

 

 

Bilirim iyi niyet taşlarından

Örülüdür Cehennemin yolları…

İyi niyetli olmayı öğretti babam,

Sinsi fitne fesat olamam,

Olamam hain kalleş riyakâr,

Bedenimde yok öyle bir damar…

Hançerlenir hep iyi niyetim,

İşte yüreğim ondan yanar…

 

Hiç utanmadım,

İyi niyetli olmaktan,

Gururla haykırıyorum dostlar,

Ben Kâhtalıyım,

Ben böyle Kâhtalıyım…

 

Haksızlık zulüm,

Yüreğimde magma olur,

Öfkem patlar lav olur,

Gözüm görmez hiçbir şeyi,

Yıkarım dört bir yanı,

Öfkemin ateşi,

Beni de kavurur,

Diyar diyar savurur…

 

Hiç utanmadım,

Haksızlığa isyanımdan,

Gururla haykırıyorum dostlar,

Ben Kâhtalıyım,

Ben böyle Kâhtalıyım…

 

Bakmayın öfkeli halime,

Çok yufka yürekliyim…

Tanımadığım insanlara yanarım,

Ağlarım kanadı kırık serçeye,

Basmam yerdeki karıncaya,

Yanarım kırılan dala solan çiçeğe,

Canımı veririm insan olana,

Susamışım insanlığa…

 

Sevdam insanlıktır,

Utanmıyorum bu sevdadan,

Gururla haykırıyorum dostlar,

Ben Kâhtalıyım,

Ben böyle Kâhtalıyım…

 

İyi kötü helal haram,

Nakış nakış işlendi beynimize,

Sermayem onurumdur,

Feda etmem hiçbir güçlüğe,

Zor rüzgârları bükemedi beni,

Kırılmak düştü hep payıma…

İkinci adresler oldu zindanlar,

Baş konuğu oldum çile dergâhının…

 

Kara leke sürmedim Kâhta’ma,

Utanmıyorum dünümden…

Gururla haykırıyorum dostlar,

Ben Kâhtalıyım,

Ben böyle Kâhtalıyım…

0 Paylaşımlar

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir