EDEP ÖĞREN GEL

Üzülme garibim, üzülme sakın… Koru kişiliğini, dişlisi olma kokuşmuş çarkın. Efkârı üzerinden at, anlar seni bir gün inleyen Fırat… Rüzgâra şiir oku, o varır varacağı yere:

EDEP ÖĞREN GEL

Edebiyat bilgi görgü bahçesi,

Adam gibi edebini takın gel…

Sevgi olsun gönlün dili lehçesi,

Satır mısra usulüne yakın gel…

Terbiye et önce kendi özünü,

Bilgi ile yoğur her bir sözünü,

Gerçeği gör yumma iki gözünü,

Uzak yakın dört bir yana bakın gel…

Düşünmeden dönme deli katıra,

Çok emek ver her mısraya satıra,

Kalemini satma mala hatıra,

Yalan yanlış olanlardan sakın gel…

Bilgin yoksa yele gider o fikir,

İçin kofsa sele gider o zikir,

Hiç hak yeme hele yetim ve fakir

İyi güzel yola akın akın gel…

Cantekin der; ahkâm kesme uzaktan,

Kurtar aklı dev aynası tuzaktan,

İnsan ol da farkın olsun kozaktan,

Al irfanı edep öğren sakin gel…

Üzülme garibim, üzülme sakın… Cahilden uzak dur, yoksa ondan kalmaz hiçbir farkın… Koru kişiliğini, dişlisi olma kokuşmuş çarkın. Efkârı üzerinden at, anlar seni bir gün inleyen Fırat… Rüzgâra şiir oku, o varır varacağı yere:

BOŞ TENEKE

Boş teneke gürültüdür tüm sesi,

Kulağı yok kıyma güzel tek söze…

Çağlayandır çokbilmişin nefesi,

Parmağı ok batar gören her göze…

Sükût altın sakın girme yarışa,

Dili uzun farkı atar karışa,

Savaşçıdır kurşun sıkar barışa,

Çakmağı çok benzin döker al köze…

Beyni firar hep gösterir kasını,

Fırat bile almaz yürek pasını,

Bir gün olsun sevmez insan hasını,

Aydınlık şok her bilimden öksüze…

Her konunun diplomasız uzmanı,

Çokbilmişler derneğinin yazmanı,

Boş meydanın baş keseni azmanı,

Anadan kör gerek görmez gündüze…

Cantekin der; sakın alma muhatap,

Taş duvara boşunadır her hitap,

Boş raflarda almış yutmuş bin kitap,

Ekşi koruk setler dizer her düze…

Üzülme garibim, üzülme sakın… Mumlar sönmek üzere, yatsı vakti yakın… Koru kişiliğini, dişlisi olma kokuşmuş çarkın. Efkârı üzerinden at, anlar seni bir gün inleyen Fırat… Rüzgâra şiir oku, o varır varacağı yere:

BİLİRSİN SEN SENİ

Mum yatsıya kadar yanar,
Her günün bir yarını var,
Yalan ile örme duvar,
Bak başına düşer taşlar…

Şampiyonsun palavrada,
Hançerin var her yarada,
Hal kalmadı fukarada,
Boğar seni akan yaşlar…

İliklerde kenesin sen,

Kar boranlı senesin sen,

Boş beyinli çenesin sen,
Göz karardı çattı kaşlar…

Can isyanda oldu bizar,

Bitmez çile her gün uzar,

Dünyamızı ettin mezar,

Ağılandı sular aşlar…

Cantekin der; vurdun darbe,
Gözlerinde gözlük pembe,
Yalan dolu o işkembe,
Yandı yürek seni haşlar…

Üzülme garibim, üzülme sakın… Bin bir surat kişiliklere tavrını takın… Koru kişiliğini, dişlisi olma kokuşmuş çarkın. Efkârı üzerinden at, anlar seni bir gün inleyen Fırat… Rüzgâra şiir oku, o varır varacağı yere:

BİN BİR SURAT
Ağzı çarık uzun eli,
Yalan çalar her bir teli,
Rüzgâr esse çıkar keli,
Hiç utanmaz bin bir surat…
Kuş beyinli susmaz bir gün,
Taşlar yağsa yapar düğün,
Yıldızını satar göğün
Hiç utanmaz bin bir surat…
Başındaki şeytan tacı,
Sevgi saygı gelir acı,
Kötülükle kardeş bacı,
Hiç utanmaz bin bir surat…
Düşmez elde bıçak masat,
Yara açar toplar hasat,
Diplomalı tam bir fesat,
Hiç utanmaz bin bir surat…
Cantekin der; vur lanete,
Sebep bin bir melanete,
Leke sürer asalete,
Hiç utanmaz bin bir surat…

Üzülme garibim, üzülme sakın… Yaradan kavim kavim yaratmış insanları, dik dur, ırkçılık şaha kalkmış geliyor akın akın… Koru kişiliğini, dişlisi olma kokuşmuş çarkın. Efkârı üzerinden at, anlar seni bir gün inleyen Fırat… Rüzgâra şiir oku, o varır varacağı yere:

KAFASIZ KAFATASÇI

Hey kafatasçı,

Hitler’in torunu,

Kırmışsın zinciri,

Sergiliyorsun içindeki kiri…

Dedenden mi geldi ferman,

Almanya yine duman duman…

Hey kafatasçı,

Kara donlu teres,

Ders al bak düne,

Kursağında kalır heves…

Akan kandan olmaz harman,

Hiçbir sorun bulmaz derman…

Hey kafatasçı,

Üstün ırk boş bir masal,

Kan dediğin besin suyu,

Saygı şarttır sevgi kutsal…

İnsanlıktır gerçek liman,

Hümanizme dön et iman…

Hey kafatasçı,

Psikopat çirkef,

Yaktı yıktı dün o kafa,

Bu gün yine aynı hedef…

En iyi öğretmendir zaman,

Anla para etmiyor son aman…

Hey kafatasçı,

Lanetlendi Hitler deden,

Tarihin çöplüğünde,

Bak kokuşmuş pis beden…

Alev alır söner saman,

Paspas olur çoğu yaman…

0 Paylaşımlar

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir