MAZİYE YOLCULUKLAR – 173 / DİYARBAKIR SALNAMELERİNDE KÂHTA – 1

MAZİYE YOLCULUKLAR – 173

DİYARBAKIR SALNAMELERİNDE KÂHTA – 1

Kâhta tarihi ile ilgili belgelerin izini sürüyorum…

Arşivlerde Kâhta ile ilgili çalışma yapmak için birkaç dil bilmek lazım…

En önce Osmanlıcayı çok iyi okumak ve anlamak lazım…

Başucunda çok iyi sözlüklerin olması lazım…

Tarih bilimini okumuş, bilim dürüstlüğünü yitirmemiş uzman kişilerden destek almak lazım…

Piyasada bilim dürüstlüğünü yitirmiş resmi tarihin palavracıları var…

Bunlar tarihi resmen çarpıtıyor… O ar perdesi yırtılmış yüzleri hiç kızarmıyor…

Televizyon ekranlarında insanların gözünün içine bakarak yalan söylüyorlar…

Onlardan uzak durmak lazım…

17. yüzyıl, 18. yüzyıl, 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl tahrir defterlerinde Kâhta ile ilgili bölümleri Türkçeye çevirmek lazım…

O dönem Kâhta ile ilgili yapılan yazışmaları, tutulan tutanakları arşivlerde arayıp bulmak lazım…

Eski tapu kayıtları ile bu gün ki tapu kayıtlarını karşılaştırarak toprağın nasıl el değiştirdiğini tespit etmek lazım…

Kimler nasıl toprak sahibi olmuş…

Nüfus kütüklerinden kimin nereden, kaç yıllarında geldiğini tespit etmek lazım…

Ankara ve İstanbul’da aylarca, belki de yıllarca kalmak lazım…

Maddi olanakların varsa bu olur…

Osmanlıcayı kendin bilmiyorsan, Osmanlıcayı çok iyi bilen bir ekip kurmak lazım… Ekip ile birlikte çalışmak lazım…

Maddi olanakların varsa böyle bir ekip kurabilirsin… Kâhta ile ilgili belgeleri titiz bir çalışma ile Türkçeye çevirtebilirsin…

Kâhta ile ilgili Fransızca yayınlanmış kitaplar var. Tercüme etmek için Fransızca bilmek lazım…

İki kitap tespit ettim. İki kitabın tercümesi için benden on bin Euro istediler…

Emekli öğretmen maaşım zemheri ayazı yemiş evsiz garibana dönmüş…

Mutfak masrafı, kitap masrafı derken ayın yarısı olmadan teneşir tahtasında bedava namaz kıldıracak imam arıyor…

Ankara’da imam çok ama cüzdan ile vicdan arasına sıkışmışlar…

Kendi maaşları için bir araya gelirken emekli insanlar akıllarına bile gelmiyor…

Bu maaşla kapsamlı bir çalışma yapmam imkânsız…

Bu koşullarda Kâhta tarihi ile ilgili çalışma yaparken iki yolum var:

1 – Okuduğum kitaplarda Kâhta ile ilgili bölümlerin altını çizmek, onları okurlarımla paylaşmak…

2 – Kâhta ile ilgili belgeleri arkadaşlarımın yardımı ile temin etmek…

İstanbul’da yaşayan arkadaşım sevgili Mustafa Kayahan’ı aradım… 17. yüzyıl, 18. yüzyıl, 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl tahrir defterlerinde Kâhta ile ilgili bölümleri Türkçeye nasıl çevirtebiliriz, dedim…

Güldü:

— Kolay değil, dedi. Ben biraz Osmanlıca biliyorum. Tahrir defterlerini çevirecek kadar bilmiyorum. Çeviri yapacak ekibi tutacak kadar ne senin paran var ne de benim… İslam Araştırma Merkezi’nde (İSAM) “DİYARBAKIR SALNAMELERİ” vardı. Orada Kâhta ile ilgili bölümler vardı. Senin için İslam Araştırma Merkezi’ne uğrarım. Alabilirsem senin ve kendim için “DİYARBAKIR SALNAMELERİ” içindeki Kâhta ile ilgili bölümlerin fotokopisini alırım…

Çok zaman geçmeden sözünde durdu…

Salnameden sayfalarca fotokopi çekmiş, defter şeklinde ciltletip bana gönderdi…

Yaptığın masrafını göndereyim deyince bana kızdı:

— Ayıp ediyorsun, aramızda paranın lafı mı olur?

Mustafa’m, iki gözüm! Canım hemşerim! Biz parayı el kiri gördük… Kişiliğimizi rehin alacak parayı hiçbir devletin darphanesi basamadı…

Paranın gölgesine bile isyan eden bir kuşağın değerlerine sahip çıkan mensuplarıyız… Birbirimizi biliyoruz…

Benim Kâhta ile ilgili doküman isteğim bitmez, senin emekli maaşın sana yetmez…

Sana yük olduğumu düşünüyorum ve üzülüyorum…

Sevgili Mustafa Kayahan, çok teşekkür ederim…

Belki hatırlarsın, biz Kâhta’dayken Çırto (Nezir Işık) 30–40 genci lokantaya götürmüş, isteyen istediği yemekleri yer, sınır yok, demişti…

Beni de davet etti, gitmedim…

Herkes yemeğini yedikten sonra Çırto hesap ödenecek masaya gitmiş o unutulmaz cümleyi lokanta sahibine söylemişti:

— Borcum borçtur… Ne veririm! Ne İnkâr ederim! Var mı bir diyeceğin?

Lokanta sahibi başına geleceğini bildiğinden çok akıllı davranmıştı:

— Hepinize afiyet şeker olsun! Sizin canınız sağ olsun…

Anne tarafından akrabam, teyze oğlu dediğim Çırto’nun lokantacıya dediğini sana söylemiyorum…

Mahmut Cantekin olarak söz veriyorum:

— Borcum borçtur… Ne İnkâr ederim! Ne unuturum! Mustafa’m, iki gözüm! Canım hemşerim! Ne zaman yolun düşerse bu taraflara borcumu mislisiyle öderim… Ne istersen buralardan İstanbullara seve seve gönderirim… Tekrar teşekkürler…

DİYARBAKIR SALNAMELERİ Osmanlı Devleti’nin Kuruluşunun 700. Yılı Anısına Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından Türkçeye çevirtilerek yayınlanmış…

DİYARBAKIR SALNAMELERİ sayfalarında Kâhta ile ilgili bölümleri aşağıya alıyorum… NOT: Gerger ile ilgili bilgiler Kâhta ile ilgili bilgilere eklenmiştir. Ben de aynı şekilde aşağıya alıyorum.

KİTABIN KAPAĞINI VERİYORUM:

DİYARBAKIR SALNAMELERİ

1286–1323

(1869- 1905)

5-CİLT

Osmanlı Devleti’nin Kuruluşunun 700. Yılı Anısına

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi

KİTABIN KAPAĞINI ÇEVİRİYORUM:

Defa

1

SALNÂME-İ DİYARBEKİR

Sene

1286 (1869–1870)

ERKÂN VE ME’MURİNİ VİLAYET

KAZA-İ KÂHTA

Mülkiye ve Şer’iyye Memurları: Kaymakamı Rikâb kapıcıbaşılarından Hasan Ağa.

Naip ve müftü: Henüz Naip ve müftüsü tayin olunmamıştır.

Mal ve tahrirat kâtibi: Hasan Behçet Efendi.

Aza-i Meclis-i İdare: Henüz tayin olunmamıştır.

Mümeyyizân-ı Meclis-i De’âvi: Kezâlik

Mülhak Nahiyeler: Gerger, Şiro, Ziravkân

Müdürleri: Genç Ağa, Bekir Ağa, Hüseyin Bey.

Kâtipleri: Mustafa Efendi, İbrahim Efendi.

Dâhil-i Vilayette Kâffe-i Nevâhinin Merbût Oldukları Daireleriyle Şâmil Bulundukları Karyelerin adetlerini Mübeyyin Cedveldir

Kazalar: Kâhta

Müdürlükler: Kaza-i Kâhta Bizzat Kaymakamlık İdaresinde.

Nevâhi: Kefozi – Merdisi – Cihanbey

Müdürlükler: Zıravkân

Nevâhi: Zıravkân – Hamşek – Yukarı Keler – Aşağı Keler- Alikanlı – İzoli

Müdürlükler: Şiro

Nevâhi: Şiro – Tepehan – Diricanlı – Çölil – Mırttanlı

Müdürlükler: Gerger

Nevâhi: Gerger – Dereili

Defa

2

SALNÂME-İ DİYARBEKİR

Sene

1287 (1870–1871)

ERKÂN VE ME’MURİNİ VİLAYET

KAZA-İ KÂHTA

Kaymakamı Hasan Ağa (kapıcıbaşı)

Nâibi Halil Efendi

Müftüsü …. Efendi

Mal ve tahrirat Müdürü: Behçet Efendi.

Meclis-i İdare:

Reis Kaymakam

Azâ-yı Tabiiye

Mal ve tahrirat Müdürü

Azâ-yı Müntehabe

Ebuzer Hamdi Ağa

Ahmed Ağa

Ali ağa

Meclis-i De’âvi:

Reis Nâib

Mümeyyizân-ı Müntehabe

Han Bey

İsmail Bey

Nursis Ağa

De’âvi Kâtibi …… Efendi

Dâhil-i Vilayette Kâffe-i Nevâhinin Merbût Oldukları Daireleriyle Şâmil Bulundukları Karyelerin adetlerini Mübeyyin Cedveldir

Kazalar: Kâhta

Nevâhi: Kâhta – Kefuri – Merdisi – Cobanbey

Müdürlükler: Zıravkân

Nevâhi: Zıravkân – Hamşek – Yukarı Keler – Aşağı Keler- Alikanlı – İzoli

Müdürlükler: Şiro

Nevâhi: Şiro –

Müdürlükler: Gerger

Nevâhi: Tepehan – Diricanlı – Çölil

Defa

3

SALNÂME-İ DİYARBEKİR

Sene

1288 (1871–1872)

ERKÂN VE ME’MURİNİ VİLAYET

KAZA-İ KÂHTA

Kaymakamı Hasan Ağa kapıcıbaşı

Nâibi Halil Efendi

Müftüsü …. Efendi

Mal ve tahrirat Katibi : Mustafa Efendi.

Meclis-i İdare:

Reis Kaymakam

Azâ-yı Tabiiye

Mal ve tahrirat Müdürü

Azâ-yı Müntehabe

Ebuzer Hamdi Ağa

Ahmed Ağa

Ali ağa

Meclis-i De’âvi:

Reis Nâib

Mümeyyizân-ı Müntehabe

Han Bey

İsmail Bey

Nursis Ağa

De’âvi Kâtibi İbrahim Efendi

Gerger Nahiyesi Müdürü Genç Ağa

Kâtibi Mustafa Efendi

Şiro Nahiyesi Müdürü Muhammed Ağa

Kâtibi Osman Efendi

Zıravkân Nahiyesi Müdürü Hüseyin Bey

Kâtibi Halil Efendi

Merdisi Zabıta Memuru Safer Ağa

Kâhta Kazası

55) Yine Malatya sancağında Kâhta kazasının kaymakam makam olan kasaba ittisâlinde bir kale olup burc ve bârüları ekseriya bâkidir.

56) Bu kale üzerinde yonma taştan su sarnıçları vardır.

57) Kaleden tâ aşağısında bulunan Kahta nehrine bir hayvan gidip gelebilecek derecede taştan oyulmuş üzeri belirsiz derecede örtülmüş bir tarik vardır.

58) Bu kasabanın garp cihetinde Kablar namıyla bazı kârgir ebniye-i atika vardır.

59) Kâhta kasabası önünden cereyan eden Kâhta nehri üzerindeki köprü dahi seyre şayan âsâr-i atikadandır. İş bu köprü iki buçuk metre ve daha ziyade tül ve bir buçuk ve daha ziyade metre arzında büyük büyük taşlardan yapılmış ve beş metre kadar mürtefi bir duvarı şamil bulunmuş olup metanet ve rasânet-i binaiyesi pek a’lâdır. Mezkür köprünün her tarafında beşer metre irtifa’ında ve yarım metre kutrunda taştan mamül iki amûd olup bu amûdlardan birisinin üzerinde bazı hutût-i atikayı havi bir taş levha var ise de oradan mürûrumuzda buralı ve yağmurlu bir vakte tesadüf ettiğimizden yazılarının resmi alınamadı.

60) Kasaba-i mezküreye iki saat mesafede bulunan Karakuş Tepesi namıyla meşhur tepe olup işbu tepe bir cebel üzerinde ve topraktan mamuldür. Cihât-ı erba’sının her birisinde ve beş metre irtifa’ında ve yarımşar metre kutrunda taştan mamul bir amüd olarak işbu amüdların birisinin üzerinde bir kocakarı sureti ve diğerinde karakuş ve öbürsünde bir domuz suret-i mücessemleri yapılmış ve bir amüd üzerinde dahi hutût-i atika ile mahkuk ve taştan mamul bir levha bulunmuş ise de devr-i vilayet zımnında Kahta’da bulunduğumuz vakit vali paşa hazretleri erkân-ı harb zabitânından bir zat irsâl ederek mezkûr tepe ve amüdların resmi aldırıp levha amüd üzerinde ve yüksek yerde olmak ve oradan ve saire bulunmamak cihetiyle yazının resmini zabit-i mûma-ileyh alamamıştı.

61) Kâhta kasabasının cihet-i şimâliyesinde ve Kâhta’ya bir buçuk saat mesafede bulunan Bellik nam cebel üzerinde bir mağara olup bu mağara üzerine taştan mamul mücessem insan ve saire suver-i garibe ve musanna’sı vardır.

62) Yine Kâhta kazasında Gerger nahiyesinin müdür makarrı olan Gerger kasabasının ittisâlinde bir harap kale olup işbu kalede taştan uyulmuş su sarnıçları vardır.

63) Gerger kasabasında dahi pek çok âsâr-ı atikadan ma’dûd harap ebniye mevcuttur.

Dâhil-i Vilayette Bulunan Nüfus Ve Hane Ve Kura Cetvelidir

Yekün Nüfus: 4324

Hane : 1917

Evliye ve Kaza ve Nevahi Esâmisi Kurâ-i Mevcude

Kaza-i Kâhta

Kâhta Nahiyesi 7

Zıravkân Nahiyesi 67

Şiro Nahiyesi 52

Gerger Nahiyesi 99

Kalyon Kavisi Nahiyesi 84

Cemşin İzolisi Nahiyesi 7

Yekün-i Kaza-i Kahta 316

Defa

4

SALNÂME-İ DİYARBEKİR

Sene

1289 (1872–1873)

ERKÂN VE ME’MURİNİ VİLAYET

KAZA-İ KÂHTA

Kaymakamı Mehmed Handan Ağa kapıcıbaşı

Nâibi Halil Efendi

Müftüsü …. Efendi

Mal Müdürü Ali Asım Efendi

Tahrirat Kâtibi Osman Efendi.

Meclis-i İdare:

Reis Kaymakam

Azâ-yı Tabiiye

Mal Müdürü

Tahrirat Müdürü

Azâ-yı Müntehabe

Ebuzer Ağa

Ahmed Ağa

Ali ağa

Meclis-i De’âvi:

Reis Nâib

Mümeyyizân-ı Müntehabe

Han Bey

İsmail Bey

Nursis Bey

De’âvi Kâtibi Mehmed

Rahmi Efendi

Gerger Nahiyesi Müdürü Abid Bey

Kâtibi Mustafa Efendi

Şiro Nahiyesi Müdürü Ahmed Efendi

Kâtibi Osman Efendi

Zıravkân Nahiyesi Müdürü Hüseyin Bey

Kâtibi Halil Efendi

Merdisi Zabıta Memuru Safer Ağa

0 Paylaşımlar

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir