MAZİYE YOLCULUKLAR – 214 / FATO PAŞA

MAZİYE YOLCULUKLAR  – 214

FATO PAŞA

 

FATO PAŞA’NIN BABASI VE BABAANNESİ

 

Fatma Hanımın babası Memi Ordegé Adıyaman ili, Gerger ilçesine bağlı Perdisu Köyü’ndendir.

Memi Ordegé’nin annesi (Ordeg), Perdisu Köyü’nde ikamet eden Em-oşan kabilesi üyesidir.

Ordeg, ilk evliliğini Gerger ilçesine bağlı Drejan köyünde bir kişi ile yapar. Bir erkek çocuğu olur. Adını Mahmut koyarlar.

Ordeg, evliliğinin ikinci yılında eşinin ölümü ile dul kalır. Bir yaşındaki oğlu Mahmut’u yanına alarak Drejan köyünden ayrılır; Perdisu köyündeki baba evine geri döner.

Kâhta’nın Sévik Köyünde ikamet eden Hacıosmani kabilesi ile Perdisu Köyü’nde ikamet eden Em-oşan kabilesi arasında akrabalık ilişkisi vardır.

O günlerde Hacıosmani kabilesi lideri olan Hasan’ın (Hesi Osmén) eşi ölmüştür. Tek erkek çocuğu annesiz kalmıştır.

Hacıosmani kabilesi lideri olan Hesi Osmén, ikinci eş olarak Ordeg’i abisinden ister.

Ordeg, yani Fatma Hanımın babaannesi ikinci evliliğini Hesi Osmén ile yapar. Oğlu Mahmut ile birlikte Sévik Köyüne gelir.

Ordeg ile Hesi Osmén’in üç çocukları olur: Mehmet, Derviş ve Ali (Mille). Birer çocukları önceden var. Yedi kişilik aile olurlar.

Memi Ordegé’nin üvey babası Hacıosmani kabilesi lideri olan Hesi Osmén, Sévik Köyü arazisinin büyük çoğunluğunun sahibidir. Köyün en kalabalık kabilesinin lideridir. Maddi durumu çok iyidir. Kabilesi yörede itibarlı bir konumdadır.

Hacıosmani kabilesi ile Tokarisli Osman Paşa kabilesi yakın akrabalar.

Fatma Hanımın babası Memi Ordegé’nin çocukluğu Sévik Köyünde geçer.

Memi Ordegé kardeşlerinin en büyüğüdür. Anneleri sağ iken kardeşler arasında herhangi bir sorun yaşanmaz. Ordeg öldükten sonra kardeşler arasında sıkıntılar yaşanmaya başlanır.

 

FATO PAŞA’NIN BABASI MEMİ ORTEGÊ VE ANNESİ GÜLLÜ HANIM

 

Fato Hanımın babası Memi Ordegé evlenme yaşına gelir.

Memi Ordegé, Gerger Kazasından Sévik Köyüne gelip yerleşen ve akrabalık ilişkileri olan Güllü Hanımla evlenir.

Memi Ordegé ve Güllü Hanımın bu evlilikten beş çocukları olur: Fatma (Fato Paşa), Abuzer, Hacı, Mahmut ve Ramazan.

Kendi yuvasını kuran Memi Ordegé üvey babası Hesi Osmén’den arazi talebinde bulunur.

Memi Ordegé’nin üvey babası Hesi Osmén, bu talebe sıcak bakmaz: “Senin diğer çocuklarımdan farkın yoktur ama onlar evlendikten sonra eşit şekilde paylaşırım. Şimdi zamanı değil,” diye cevap verir.

Kısa bir süre sonra Memi Ordegé’nin üvey babası Hesi Osmén vefat eder.

Memi Ordegé’nin üvey babası ölünce, aile içinde büyük haksızlığa uğrar. Üvey kardeşleri Mehmet, Derviş, Ali ve Dedo tarafından dışlanır. Mirastan yararlanması engellenir.

Memi Ordegé kendi ekmeğini çıkarmak için ticarete atılır. Bir yanda sürüsüne çobanlık yaparken, diğer yandan küçükbaş hayvan alım-satımı yapar.

 

FATO PAŞANIN DOĞUMU

 

Fatma Hanım 1864 yılında doğdu. Babası Memi Ordegé, annesi Güllü Hanımdır. Beş kardeşler. Fatma Hanım, kardeşler içinde tek kız çocuğudur. En büyük kardeştir. Çocukluğunu Sévik köyünde geçirir.

Sévik köyünde okul ve medrese olmadığı için Fatma Hanım eğitim görmemiştir. Hayvancılıkla geçinen ailenin büyük çocuğu olduğundan, aldığı sorumluluk ağırdır. Hayvancılığın önemini ve ekonomik getirisini çocuk yaşta öğrenmeye başlar. Kabile liderliği döneminde bu tecrübesinden yararlanarak hayvancılığa büyük önem verdiği görülür.

 

MEMİ ORDEGÊ TOKARİS’TE

 

Fatma Hanımın babası Memi Ordegé’yi üvey kardeşleri babalarından kalan mirastan yararlandırmazlar. Kalan araziden pay vermezler. Fato Hanımın çocukluğu bu arazi tartışmalarını izlemekle geçer.

Memi Ordegé, köyü terk ederek Tokaris Nahiyesine gider. Sefer Ağanın yanında çalışır. Tokaris’e yerleşmeyi düşünür.

Fatma Hanım, Tokaris’e yerleşmek isteyen babasına karşı gelir:

— Tokaris Köyüne asla yerleşmeyeceğiz. Burada arazimiz olmasa da itibarımız var. Tokaris’te yabancı bir ailenin hizmetine girmeyiz. Eğer istiyorsan sen git. Ama biz arkandan gelmeyeceğiz, der.

Memi Ordegé, tek başına Tokaris’e gider ve yerleşir. Kısa bir süre sonra Sefer Ağanın oğlu Abuzer (Awe Sefé) ile beraber yolculuğa çıkar. Memi Ordegé, yolda Awé Sefé’den kardeşleri ile arazi anlaşmazlığından dolayı yardım ister. Awé Sefé, kardeşler arasındaki anlaşmazlığa karışmak istemez.

Kullanılmak istendiğini düşünür ve Memi Ordegé’yi Tokaris’ten kovar.

 

FATMA HANIMIN GENÇ KIZLIĞI

 

Fatma Hanım genç kızlığa adım atar. Güzel ve akıllıdır. Kendisi ile evlenmek isteyenler olur. İlk taliplileri amca çocuklarıdır. Amca çocukları arasında yarış bile olur.

Fatma Hanımın üvey amcaları, miras konusu yüzünden çocuklarının bu isteklerini geri çevirirler; Fatma Hanımın babası Memi Ordegé’ye araziden pay verme fırsatı vermek istemezler.

Köyün içinden çıkan diğer talipliler de Fatma Hanımın amca çocuklarının tehdidi ile karşılaşırlar.

Fatma Hanım, köyün dışında tehditlere kulak asmayacak güçlü bir damat adayı bekler.

Hacı Ali Miran, 40–45 yaşlarında El – Miran kabilesi lideridir. İki evlilik yapmış, özürlü doğan çocukları uzun yaşamamaktadırlar. Acoğlu, Kiferi, Tomak ve Karseliğ köylerinin sahibi Hacı Ali Miran, kendine genç bir eş aramaktadır.

Hacı Ali Miran ile Fatma Hanımın karşılaşmasını, Fatma Hanımın torunundan dinleyelim:

— Babaannem gelin olmadan önce Sévik Köyü’nde oturmaktadır. Bir gün babaannem ile başka bir kız, Sévik Köyü’nün bağları ve serin suyu ile meşhur Kanisarik mevkisinde bağ bekçiliği yapıyorlarmış. Dedem Hacı Ali’nin yolu, bu pınara düşer. Yaşları 12–15 arasında değişen bu kızlardan su ister. Babaannem bir tas suyu, pınardan alarak dedeme verir. Ancak babaannem, dedemin öne doğru çıkık ve sararmış dişlerinden nefret eder. Dedem yoluna koyulduktan sonra babaannem, su verdiği tası toprakla uzun uzun ovalayarak yıkar. Dedem, babaannemi artık gözüne kestirmiştir.”

 

FATMA HANIM EVLENİYOR

 

Hacı Ali Miran, gözüne kestirdiği Fatma Hanımı ister.

El – Miran kabilesi lideri, Acoğlu, Kiferi, Tomak ve Karseliğ köylerinin sahibi Hacı Ali Miran’ın bu evliliğine karşı çıkacak amca çocuğu yoktur.

Fatma Hanımın babası Memi Ordegé için de El – Miran kabilesi lideri, Acoğlu, Kiferi, Tomak ve Karseliğ köylerinin sahibi Hacı Ali Miran, iyi bir damattır. Kendi durumunu düzeltecek bir fırsattır.

Fatma Hanımın üvey amcaları için de bu evlilik olumludur.

Mirastan pay isteyen üvey kardeş Memi Ordegé’den ve genç, güzel kızından sorunsuz kurtulacaklardır.

1880 yılında, 14- 15 yaşındaki Fatma Hanım, 40–45 yaşlarındaki El – Miran kabilesi lideri Hacı Ali Miran ile düğün töreni yapılmadan evlenir.

Acoğlu köyüne, İslim isimli bayana kuma olarak gider.

Olgun bir kadın olan İslim Hanım ile yeni gelin Fatma Hanım arasında sorun yaşanmaz. İki-üç yıl gibi bir zaman diliminde birlikte yaşarlar.

Son çocuğunun ölümden sonra İslim Hanım fazla yaşamaz. Vefat eder.

İslim Hanım vefat ettiğinde Fatma Hanım hala çocuk sahibi değildir.

 

FATMA HANIMIN ÇOCUKLARI

 

Daha sonra ki yıllarda Fatma Hanımın beş tane çocuğu olur: Abuzer (Awi Hacé), Elif (Efé Hacé), Xefé Hacé, Ramazan ve Mahmut.

 

FATMA HANIMIN EŞİNİN VEFATI VE KABİLE LİDERLİĞİ

 

Fatma Hanım, kendisinden otuz yaş büyük olan eşini 1905 yılında yitirir. Fatma Hanım 41 yaşında dul kalır. Fatma Hanım 1864 doğumludur.

Geride üç erkek çocuğu bırakır. En büyük erkek çocuğu Abuzer (Awi Hacé) 12–13 yaşlarındadır.

El – Miran kabilesi lideri Hacı Ali Miran’ın vefatı ile Fatma Hanıma çok geniş bir arazi miras kalır.

Acoğlu, Kiferi, Tomak ve Karseliğ köylerinin sahibi Fatma Hanımdır. Fatma Hanım artık Hanım ağadır.

Geleneğe göre kabilenin başına kabileyi yönetecek olgunlukta ve yetenekte olan kabile liderinin erkek çocuklarından biri geçer. Ya da kabile liderlerinin kardeşlerinden, kabileyi yönetecek olgunlukta ve yetenekte olan biri kabilenin başına getirilir.

El – Miran kabilesi lidersiz kalmıştır. Hacı Ali Miran’ın üç erkek çocuğu da çok küçüktür; kabileyi yönetecek olgunlukta ve yetenekte değiller.

Fatma Hanım, kabilenin liderliğini geçici olarak üstlenir.

Hacı Ali Miran’ın 50–55 yaşlarında iki kardeşi vardır: Osman (Osmanî Heci) ve Dedo.

Osmanî Heci, kabilenin liderliğini geçici olarak üstlenen Fatma Hanım’a itiraz edecek olur. Fatma Hanım, Osmanî Heci’nin 10 yaşındaki oğlu Bedir ile daha küçük olan kızını (9) nişanlandırır. Bu nişan olayı Osmanî Heci’nin sus payıdır. Osmanî Heci itirazından vazgeçer. Fatma Hanımın eniştesi olan Bedir, sonraki yıllarda kaynanasının en büyük destekçisi olur.

Fatma Hanım, kocasının ölümünden (1905) sonra El – Miran kabilesinin artık tartışmasız lideri olur. Bu liderlik kırk yıl sürer.

 

FATMA HANIM MALINI MÜLKÜNÜ ARTIRIR

 

El – Miran kabilesi lideri kocası Hacı Ali Miran’ın vefatı ile Fatma Hanıma Acoğlu, Kiferi, Tomak ve Karseliğ köyleri miras kalmıştır.

Fatma Hanım birkaç yıl içinde Fırat’ın Siverek tarafında Qiliçin, Xöşxöşik ve Qadikend köylerinin büyük bir bölümünü alarak ekonomik gücüne güç katar. Bu köylerde elde ettiği kazançla servetine servet katar.

Çevre köylerde kendisine bağlı yarıcılara tohum vererek, çift sürecek öküz vererek büyük gelirler elde eder.

Fatma Hanımın daha çok araziye sahip olma çapası, ekonomik olarak yörenin en güçlü kabile lideri olma mücadelesidir.

 

FATMA HANIMIN TAHSİL DURUMU

 

Fatma Hanımın okuma ve yazması yoktur. Türkçe konuşmayı bilmediğini, Türkçe konuşulanları anlamadığını yakın çevresi ifade etmektedir.

Resmi makamlara gönderdiği tüm dilekçeleri arzuhalcilere yazdırmıştır. Dilekçeleri arzuhalcilere yazdırdığını kendisi yakınlarına ifade etmiştir.

 

KORUMALARLA DOLAŞAN HANIM AĞA

 

Fatma Hanım, yöremizdeki erkek ağalar gibi gittiği yerlere silahlı korumalarla gitmektedir.

Bu silahlı korumalar: Ramazan (Ramazan Begzé), Ramazan (Remzani Recé), Osman (Göriyi Ewasiya), Hacı (Heci Ewasiya) Harun (Haruni Dimil), Ali (Eli Dimil)

Fatma Hanımın bir de kadın koruması var: Xece (Xeca Emzera) Uzak yerlere gittiğinde sürekli yanında götürür.

Kanun kaçakları da Acoğlu Köyüne gelerek Fatma Hanımın yanında barınırlar.

 

Yetmiş yıllarda bir yıl Siverek’te kalmıştım. Siverek ağalarının kanun kaçaklarını barındırdıklarını, kirli işlerinde kullandıklarına tanıklık etmiştim. Bu kanun kaçaklarının bir elin parmaklarını geçen cinayetleri vardı. İsimlerini ve hangi ağanın yanında kaldıklarını Siverek’te herkes bilirdi. Emniyette bilirdi. Ağa konağına giden emniyet güçlerine bunların çay-kahve servisi yaptıkları anlatılırdı.

 

 

FATMA HANIM DEVLETTE HİÇ RESMİ GÖREV ALMAMIŞTIR

Fatma Hanım, Osman Paşa muhaliflerinin paşasıdır.

 

Osmanlı Devleti, Fatma Hanıma hiçbir resmi görev vermemiştir. Fatma Hanımın ne zabıta memurluğu ne de nahiye müdürlüğü vardır.

Fato Paşa denmesinin sebebi, Osman Paşa aleyhine sürekli şikâyet dilekçeleri yazması, Osman Paşanın muhalifleri olan aşiret liderleri ile gizli veya açık işbirliği yaparak siyasi muhalefet liderliği yapmasıdır. İttihat ve Terakki hükümetinin Osman Paşayı görevden alması, Fatma Hanımın başarısı olarak görülmüştür.  Bundan dolayı kendisine Fato Paşa denmiştir. Başka bir anlatımla Fatma Hanımın ekonomik olarak başarıları, kabile liderliği yapması, siyasi ihtirasları ve topluma önder olma çabalarından dolayı erkeklerle özdeşleştirilmiştir. Kendisine Fato Paşa denmiştir.

Devlette görev almayan kişilere, Paşa unvanı verilmez. Osmanlı devletinde böyle bir olay yoktur.

Fatma Hanım için resmi arşiv belgelerinde, hiçbir zaman Paşa unvanı kullanılmamıştır.

Yazdığı bütün dilekçelerin altına “Hacı Ali Mira’nın Haremi Fatma”, “Dul Kadın Fatma”, “Fatma Hanım” veya “Fatma” olarak adını yazdırmıştır.

Bütün resmi yazışmalarda da “Hacı Ali Mira’nın Haremi Fatma”, Dul Kadın Fatma”, “Fatma Hanım” ve “Fatma” olarak ismi geçer.

Kabile içinde de kendisine teyze, hala yerine Kürtçe “ana” anlamında “daké”, (“Dayiké”) dendiğini yakın çevresi söylemektedir.

 

FATMA HANIMIN DİKKATIMI ÇEKEN DAVRANIŞLARI

 

Fato Hanımın kişiliğini ele veren birkaç olaya bakalım. Arazi tartışmasında haksızlığa uğrayan fakir babasından yana tavır almaz. Ekonomik olarak durumu iyi olan amcalarından yana tavır alır.

Memi Ordegé üvey kardeşleri tarafından sürekli dışlanır. Fatma Hanım babasının yanında saf tutmaz. Babasını dışlayan güçlü üvey amcalarının safında yer alır. İlginç bir duruştur.

Fatma Hanım, ailesinden bahsederken verdiği cevapta çok düşündürücüdür. Mehmet Sabri Deniz, yazdığı tez için görgü tanığı ile yaptığı görüşmede şu cevabı almış:

— Fatma Hanım ailesinden bahsederken kendisini hep Heciosmani Kabilesi’nden olduğunu ifade ederdi. “Ben Memi Ordegé’nin kızıyım” dediğini duymadım.

 

FATMA HANIMIN ACISI

 

Fatma Hanımın, 1925–1930 yıllarında bir kan davasında iki oğlu (Mahmut ve Ramazan) vurulur.

Bu acı olay, Fatma Hanımın siyasi ihtirasının önüne set çeker.

1864 yılında doğan Fatma Hanım, 1944 yılında seksen yaşında vefat eder.

 

 

TEŞEKKÜRLER ÖĞRETMENİM!

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE KÂHTA’DA KADININ TOPLUMSAL YAŞAMDAKİ YERİNE BİR ÖRNEK: FATO PAŞA isimli Yüksek Lisans Tezi’nden yararlandığım Sevgili Mehmet Sabri Deniz öğretmene teşekkür ederim.

0 Paylaşımlar

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir