MAZİYE YOLCULUKLAR – 225 / ÖĞRETMENİM İCLAL FİŞ

MAZİYE YOLCULUKLAR  – 225

ÖĞRETMENİM İCLAL FİŞ

Eğitim hayatımda birçok öğretmenim oldu. İlkokuldan başlayarak bütün öğretmenlerimi hatırlıyorum. Sınıflara girişleri, duruşları, öğrencilere karşı davranışları gözlerimin önünden gitmez.

Saygıyla andıklarım gerçekten öğrencilerini seven, onları en iyi şekilde yetiştirmek için büyük çaba gösteren öğretmenlerimdir.

Orta Okulda Türkçe öğretmenimiz Sayın İclal Fiş’i hiç unutmadım.

Bazı köşe yazılarımda İclal Fiş adını anarak, bizler için gösterdiği olağanüstü çabadan dolayı kendisine teşekkür ettim. Saygıyla andım.

İnternette kendi adını ararken, kendisi hakkında yazdıklarımı okumuş. Duygulanmış. Adresimi bularak o güzel yüreğinden akan aşağıdaki satırları bana göndermiş:

 

SEVGİLİ MAHMUT

 

Ben İclal Fiş,  Senin ve bazı arkadaşlarının bana olan duygularını bir tesadüf neticesi girdiğim web sitemde okudum. Ne kadar mutlu olduğumu, onur duyduğumu anlatamam. Yarım asır öncesinden gelen bu sesler bana”’ demek ki  verilen emekler boşa gitmiyormuş” dedirtti. Ne kadar vefalısınız, insansınız, helal olsun sizlere, gurur duydum hepinizle.

Yaşam mücadeleni okudum, bunca zorluğa rağmen, direncin, azmin ve başarıların için seni yürekten kutluyorum. Hepinize sonsuz sevgi ve selamlarımı iletiyor, hasretle kucaklıyorum. Sosyal medyaya girmedim, takdir edersin ki 28 yıllık meslek yaşamımda çok öğrencilerim oldu. Kimseyi kırmak istemem, zaman ayıramayacağımdan korkuyorum. Bazı özel çalışmalarım var zaman ayırmak zorunda olduğum. Ankara’da emeklilik dönemini yaşıyoruz, eşimle.

Tüm güzellikler sizlerle olsun, sana ve ailene de selam ve sevgiler.

 

İclal Fiş

 

Bu hayatımda aldığım en değerli satırlardı.

Sevindim. Duygulandım. Yüreğim bir hoş oldu. Gözlerimden sevinç gözyaşları yanaklarımı ıslattı.

Öğretmenim yaşıyordu. Sağlığı iyiydi. Mutluydu.

Kendisi hakkında yazdıklarımı tesadüfen de olsa okumuştu.

Ben, İclal Fiş hakkında yazarken kendisinin okuyacağını hiç tahmin etmemiştim.

Amacım iyi öğretmenlerin aradan yarım asır geçse de unutulmayacağını görevde olan öğretmenlere anlatmaktı.

Sevgili Öğretmenim İclal Fiş hanımefendiye vefa borcumu ödemekti.

Öğretmenim Sevgili İclal Fiş’e aşağıdaki satırları yazdım, gönderdim.

 

Sevgili İclal Fiş Öğretmenim,

İlk önce gönderdiğiniz resminiz için çok teşekkür eder, saygılarımı sunarım. Ellerinizden öperim.

Gönderdiğiniz resim beni ortaokul yıllarıma götürdü. Güneydoğu’nun güzel, şirin ama gelişmemiş bir ilçesi Kâhta.

Kâhta’da bir ortaokul. Ortaokulda tahta sıralar. Tahta sıralarda çoğunluğu büyüklerinin elbiselerini giymiş öğrenciler.

İlkokulda üç dört öğretmen değiştirmiş, çoğu vekil öğretmenlerle doğru dürüst eğitim alamamış,  Türkçeyi düzgün konuşamayan ve yazamayan biz öğrenciler.

Okula Türkçe öğretmeni gelmiş. Eşi kaymakam. İkisi de genç, bakımlı insanlar. Türkçe öğretmeni çalışkan. Kaymakam eşiyim diye derslere boş vermiyor. İlkokulda gerekli eğitimi almamış bizlere Türkçeyi güzel konuşma, okuma ve yazma becerisi kazandırmaya çalışıyor. Güzel yazı yazma becerisi kazandırmaya çalışıyor.

Bizleri kitap okumaya teşvik ediyor.

Okuduğumuz kitapların özetini çıkartarak, okuduğumuzu anlama ve anlatma becerisi kazandırmaya çalışıyor.

Bize kompozisyonlar yazdırıyor.

Yazdıklarımızı tek tek okuyarak yanlışlarımızın altını çiziyor. Doğrusunu yazıyor.

Benim yazdığım her kompozisyonda “güzel cümlelerle konuyu anlatmışsın” diyerek beni teşvik ediyor. Tatlı dille, güler yüzle ve bir anne şefkatiyle bana güzel yazma ve anlatma becerisi kazandırmaya çalışıyor. Yol gösteriyor.

Bu gün evimde bir odayı kitaplığa çevirmişsem, yedi binden fazla kitabım varsa, on binlerce kitap okumuşsam ve hala okuyorsam; ortaokulda kitap okuma alışkanlığını bana kazandıran Türkçe dersime gelen İclal Fiş Öğretmene kendimi borçlu görmem gerekir. Ben size borçluyum sevgili Öğretmenim.

Bin altı yüzden fazla şiir, beş yüzden fazla köşe yazısı yazmışsam ben size borçluyum sevgili Öğretmenim.

Eğer büyük bir edebiyatçı olamamışsam suç sizin değil.

Kültür seviyesi düşük, okuma yazma oranı az Kâhta’da edebiyat çevremiz yoktu. Ailemin başına gelenler (1969 yılı 19 Eylülünde İstanbul’da Orman Fakültesi öğrencisi Ağabeyim vuruldu.) hayatımızı alt üst etti. Bu olay acılarımızın başlangıcı oldu. Benim de hiç düşünmediğim şeyler yaşamama sebep oldu.

Yine de okudum. Öğretmen oldum. Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptım. Sizin emeğinizi boşa götürmedim.

Sizi her zaman saygıyla andım. Anıyorum.

Hakkınızı helal edin sevgili öğretmenim.

Size ve eşinize saygılar sunuyorum. Ellerinizden öpüyorum.

 

Mahmut Cantekin

Kâhta Ortaokulunda Öğrenciniz.

0 Paylaşımlar

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.