MAZİYE YOLCULUKLAR – 64 – MERSİN ADIYAMANLILAR DERNEĞİ

MAZİYE YOLCULUKLAR – 68

 

 

MERSİN ADIYAMANLILAR DERNEĞİ

 

 

            Bu gün 19 Ekim Pazar 2008.  

Mavi ve yeşilin kucaklaştığı Mersin, Güneş’in cömertliğinden bolca nasipleniyor…

Yaz mevsimi bu topraklara daha elveda demedi… Kısa kollu, şortlu insanlarla dolu sokaklar… Üzerimde ütülü temiz elbiseler, yüreğimde sevinç, beynimde yanıt arayan onlarca sorunun ağırlığı ile evden çıkıyorum…

 

            Mersin Adıyamanlılar Derneği bu gün açılış töreni düzenliyor…  Açılışa gideceğim.

Mersin’de yaşayan gurbet kuşlarının çoğu il, ilçe hatta köy derneklerini kurmuşlar… Dayanışma içindeler… Örgütlü olarak seslerini duyurdukları için birçok olanaktan faydalanmaktadırlar…

 

Biz Adıyamanlılarda sivil örgütler kurma, yaşatma geleneği gelişmemiş… Örgütlü insanların haklarını savunabildiklerini, dayanışma ile başarılara imza attıklarını biliriz.

 

Bunu bildiğimiz halde örgütlenmeyiz… Birbirimizle uğraşırız… Birbirimizi kıskanır, başarılı olan hemşerilerimize engel olmaya çalışırız… Bu hastalıktır… Bu cahilliktir… Bu geri kalmamızın nedenidir… Bu ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel konularda gelişmemizin önündeki en büyük engeldir…

 

Diğer illerde gelen insanların faydalandıkları birçok olanaktan mahrum kalmamızın nedeni budur…

Birlikten güç doğduğunu hangimiz bilmeyiz… Hepimiz biliriz… Bildiğimiz bu kuralı niye uygulamayız… Bu soruyu kendi kendime sorar, yanıtlarım…

Üzülürüm, ezilirim… Çareler ararım… Cahilliğimize yanarım…

 

Mersin’de yüz bini aşkın Adıyamanlı yaşıyor… Bir dernekleri yoktu… Mersin Adıyamanlılar Derneği bu gün açılıyor… Sevinçliyim… Hemşerilerimin bir araya gelmelerinden mutluluk duyuyorum… İçimde sevinç ve yanıt arayan sorular var…

 

Kimler yönetimde, Adıyamanlılar bir araya getirilerek dayanışmaları sağlanabilecek mi?

Gökkuşağı gibi tarihten gelen renklerin beşiği toprakların bütün insanları kucaklanacak mı?

Ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal konularda Adıyamanlılar bir güç olabilecekler mi?

Beynimde yanıt arayan onlarca soru var…

 

Çok iyi biliyorum ki birlikte hareket edilirse aşılmayacak sorun yoktur… El ele, omuz omuza verilir çalışılırsa çok güzel işler başarılır…

Gurbet elde iyi çalışan dernekler moral ve güç kaynağıdır…

Bu düşüncelerle derneğin bulunduğu sokağa girdim… Çok büyük bir kalabalık sokağı doldurmuştu…

Dernek binasının önünde onlarca çelenk vardı… Çelenkler gülücükler saçıyordu…

Yalnız olmadığımızı gösteriyordu…

 

Dernek binasının ön kısmında bir boşluk bırakılmış, iki tarafına yüzlerce sandalye konmuştu… Sandalyelerin ön tarafında masalar vardı…

Milletvekili, belediye başkanları, meclis üyeleri, çeşitli dernek ve esnaf odaları başkanları, Mersin’de tanınmış simaları açılışa gelmişlerdi… Genç, yaşlı, kadın, erkek yüzlerce kişi sandalyelerde oturmuştu…

Oturanlardan fazla insan da ayakta bekliyordu…

 

Sokakta, dernek binasının karşısındaki geniş kaldırıma tantuni tezgâhı kurulmuştu… Mis gibi kokular ortalığı sarmıştı… Duvarın dibinde su şişeleri ve ayran bardakları üst üste yığılmıştı… Ter içinde kalmış ustalar ve yardımcıları konuklara tantuni ikram ediyorlardı…  Tezgâhın üstü yeşillik doluydu…

Kazanlar dolusu hazırlanmış eti görünce merak edip sordum: Kaç kilo et var…  İki yüz kilo et, bin şişe su, bin bardak ayran getirmişler… Düğün havası vardı…

 

Kâhta’dan gelenler vardı.

Kâhta Halk Eğitim Merkezi folklor ekibinde görevli gençler mahalli kıyafetler içinde kenarda bekliyorlardı.

Birkaç genç boş bırakılmış alana girdi. Ellerinde davullar vardı… Davullarla müthiş bir gösteri yaptılar…  Daha sonra kızlar ve erkekler oyun için sahneye çıktı…

Kızlar ceylan gibi sekiyor, erkekler kartal gibi uçuyordu… Hayranlıkla her hareketlerini izledim…

Gençlerimiz çok becerikliydiler… Çok iyi çalıştıkları belliydi…

 

Bu olanakları sağlayan yöneticilerine, emek veren öğretmenlerine en içten duygularla teşekkür ediyorum… Sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum… Olanak tanınırsa bizim gençlerimizin başaramayacakları hiçbir şey yoktur inancım bir kez daha pekişti…

Gençlerimizin önünü açsınlar, olanak sağlasınlar bu çocuklar harikalar yaratır…

Yokluk, yoksulluk nice fidanlarımızın gelişmesini, başarılı olmasını engelliyor…

 

Oyundan sonra Kâhta Halk Eğitim Merkezi müdürü sevgili A.Remzi Akgül’ü ve öğrencileri kutladım… Başarılar diledim…

Sanatçılar Mehmet Yağcı, Dilan ve Halil Tanyıldız güzel türkülerle konuklara müzik ziyafeti çektiler… 

Bol bol alkış aldılar…  

 

Mersin Adıyamanlılar Derneği başkanı sevgili Hacı Özkan açılış konuşmasını yaparken, Mehmet Bakır’dan duyduğum güzel sözlerden dolayı daha dikkatli dinledim…

Derneğin amaçlarını tek tek anlattı. Bütün Adıyamanlıları kucaklayacaklarını, partiler üstünde bir dernek olduklarını, öğrencilerin eğitimine katkıda bulunmak için burs vereceklerini, Adıyamanlıların Mersin’de söz sahibi olmaları için çalışacaklarını söyledi… Güzel bir konuşma dinledim…

 

Açılış bittikten sonra sevgili başkan Hacı Özkan’la sohbet ettik. Hemşerimiz güler yüzlü, tatlı dilli, alçak gönüllü kişiliğe sahip bir işadamıdır… Mersin’de birçok dernekte yönetici olarak görev aldığından belli bir birikime sahiptir… Topluma yararlı olmak için sosyal faaliyetlerin içinde yer almaktadır… Çalışmalarından gurur duydum… Mutlu oldum… Hemşerilerimin başarısı her zaman benim için sevinç kaynağıdır…

Ne mutlu topluma yararlı olmak için çaba gösteren güzel insanlara…

 

Başarılı olmak için bütün Adıyamanlıların Derneği sahiplenmeleri, çalışmalara katılmaları, maddi ve manevi destek vermeleri gerekir… Açılışa gelenler ve gelemeyenler derneğin bundan sonra ki çalışmalarına destek vermelidir… Beni çağırmadılar diye kimse kapris yapmamalıdır…

Yüz bin Adıyamanlıya tek tek haber vermek imkânsızdır… Bunu kabullenmek zorundayız… Maddi olanağı olanlar desteklerini esirgememelidir… Birlikten güç doğar, başarı gelir… Bunu iyice kavramalı ona göre hareket etmeliyiz…

 

Bazı insanlar kendileri bir şey yapmadıkları gibi yapmak isteyenlere de engel olmayı kendilerine görev bilirler…

Bir fidan dikmezler… Dikilen fidanlara zarar vermek için can atarlar… Geçmişte dernek çalışmalarımda bu tip gereksiz insanlarla çok karşılaştım…

Başarılı insanları kıskanırlar… Çamur atarak insanları yıpratmaya, çalışmalarını engellemeye uğraşırlar…

 

Sevgili başkan Hacı Özkan’a sordum: Çalışmalarına engel olmaya çalışanlar oldu mu? “Evet” yanıtını aldım… İsim vermedi… Tahmin etmiştim…

 

Yıllar önce Mersin’de Kâhtalıları bir araya getirmek için ön çalışmalar yaptım. Kâhtalılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği kurarak yoksul insanlarımıza yardımcı olmayı düşlemiştim…

Birçok gereksiz insan çalışmamı çeşitli bahanelerle engellemeye çalıştı…

 

O sıralar öğretmenliğe geri dönüş kararım çıktı. Afyon’da göreve başladım… Düşümü gerçekleştiremedim…

Açılış sırasında ve sonrasında birçok hemşerimle sohbet imkânı buldum. Hasret giderdim…

Mersin Adıyamanlılar Derneği’nin kuruluşuna emek verenlere, açılışa katılarak destek verenlere, gelen konuklara hizmet eden hemşerilerime çok teşekkür ederim…

 

Mersin’de yaşayan sevgili hemşerilerim, bu dernek sizin… Kurulacak komisyonlarda görev alarak,  çalışmalara destek vererek gücünüzü birleştiriniz…

Başarılı çalışmalarda sizin de emeğiniz olsun… Ancak örgütlü insanlar toplumda söz sahibi olurlar…

Mersin’de söz sahibi olmak istiyorsanız, büyük emekler harcanarak kurulan derneğinize sahip çıkınız… Maddi ve manevi desteğinizi esirgemeyiniz… Yapılacak çalışmalar, kazanılacak başarılar sizlerin katkısı ile elde edilecektir…

 

Mersin Adıyamanlılar Derneği hepimizin övüneceği bir yapı kazansın…

Mersin’de ağırlığı olan, sözü geçen bir kuruluşa dönüşsün…

Hepimizin içini ısıtan, huzur ve destek bulduğumuz bir mekân olsun…

Öğrencilerimizin eğitimine katkıda bulunan şefkatli el olsun…

 

İşsizlerimize iş sağlayabilen, yoksullarımızın yarasına merhem olacak bir seviyeye gelsin…

Büyük kentte birbirinden habersiz yaşayan hemşerilerin, arkadaşların buluşma yeri olsun…

 

Kültürel çalışmalarla Adıyamanlıların sesi olsun…

Sosyal çalışmalarla güvencemiz olsun…

Aramızda sevgi saygı bağını güçlendiren evimiz olsun…

Mersin Adıyamanlılar Derneği hayırlı ve uğurlu olsun…

 

0 Paylaşımlar

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir