ÖLÜMÜN KIYISINDAN DÖNMEK

 

 

Hafta sonuydu. Öğretmen arkadaşlarla Hükümet konağının karşısındaki markete gittik.

Market sahibi Hüseyin:

— Marketin önündeki kürsülere oturun, birer çay ısmarlayayım, dedi.

Birbirimize baktık. İtiraz eden olmayınca kürsüleri çekip oturduk…

Ortada bir küçük masa vardı. Gelen çaylarımızı yudumlarken, sohbet ediyorduk…

Marketin tam karşısında Tedaş binası vardı. Tedaş’ın önündeki kürsülerde, tim denilen birkaç polis oturuyordu…

 

            Timler yukarıdan caddeye bakıyorlardı… Gelen geçen insanları gözlüyorlardı.  Av peşindeki avcılar gibi duruşları, Bursalı lise öğretmeni arkadaşın dikkatini çekmişti:

— Bu timler birilerinin canını yakacaklar…  Çayınızı çabuk için kalkalım. Gelip içimizden birine çatarlarsa, bu tatil günümüz zehir olur… Birilerini rahatsız edecekler, biz olmayalım… Çatacak yer arıyorlar…

Bursalı öğretmen arkadaş üç yıldır Lice’de görev yapıyordu. Biz hepimiz bu yıl Lice’ye gelmiştik… İçimizde Lice ortamını en iyi bilen Bursalı öğretmendi…

 

Arkadaşların çaylarının bitmesini beklerken bir ses duyduk:

            — Gel lan buraya!

            Birbirimize baktık. Hepimiz birden Tedaş’ın önünde oturan timlere döndük. Dönmemiz ile birlikte ayağa kalkan timin sesini tekrar duyduk:

            — Gel lan buraya!

            Hangimize söylüyor diye birbirimize tekrar baktık…

            Aynı gürlükte bir ses time yanıt verdi:

            — Sen gel lan buraya!

 

            Time cevap veren sese döndük. Şaşırdık…  

Lice’ye geleli daha on gün olmamış, Yozgatlı stajyer öğretmen Osman’dı.

            Yozgatlı stajyer öğretmen Osman, okuldan çıkar çıkmaz kravatını çıkarıp cebine koyardı. Okul dışında hiç kravat takmayan bir arkadaştı.

Orta boylu, teni esmer mi esmer bir köylü çocuğuydu. Bekârdı.

 

            Osman Lice’de yeniydi… Timlerin neler yaptığını bilmiyordu.

Osman’ın başına iş açmasından korktuk… Yukarıdan Osman’a kurşun yağdırabilirlerdi… Ne yapabiliriz diye birbirimize bakarken, Osman bize doğru yürümeye başladı.

            Tim hırsla bir daha bağırdı:

            — Buraya gel lan diyorum sana!

            Osman ile aramızda mesafe azalmıştı. Biraz daha gelseydi, sakin olması için uyaracaktık.

            Timin son bağrışına da Osman’ın yanıtı gecikmedi:

            — Sen gel lan buraya!

 

           

            Tim, silahını Osman’a doğrultarak, Tedaş’ın önünden caddeye inen merdivenlerden hızla indi.

Bir bozkır heykeli gibi yerinde duran Osman’a doğru yürüdü. Osman’ın yanına gelince bağırdı:

            — Nerelisin lan sen?

            — Yozgatlıyım.

            — Nerelisin sen, nerelisin?

—Duymadın mı? Yozgatlıyım. Yozgatlıyım, diyorum. Sende anlama kıtlığımı var?

Tim şaşırmıştı. Sanki kulaklarına inanmıyordu…

 

            Ben ve diğer öğretmen arkadaşlarım heyecandan, öfkeden, korkudan titriyorduk… Yüreklerimiz ağzımıza gelmişti.

Lice koşullarını ve timlerin pervasızlığını bilmeyen Osman öğretmenin başına iş açabilirdi… Öldürebilirdi…

Bahaneleri de her zaman hazırdı:

— Dur dedim durmadı. Terörist sandım. Ateş açtım. Vurdum.

 

            Biraz önce bağıran tim yumuşadı. Şaşkınlığı daha geçmemişti:

            — Çıkar kimliğini bakalım.

            Osman kimliğini time uzattı:

            — Al kimliğimi bak.

           

Osman’ın kimliğinin iki yüzünü birkaç defa okuyan tim, Osman’ın gözlerine baktı:

            — Ne geziyorsun burada?

            — Öğretmenim.

            — Yeni mi geldin?

            — On gün olmadı.

            — Onun için seni tanımadım. Ben de Yozgat Çayıralanlıyım… Aynı ilçedeniz… Köyünüz de bize yakın. Şansa bak. Hemşeriyiz. Yozgatlı olduğunu niye önce söylemedin?

     Bana fırsat verdin mi? Bana sordun mu?

            Osman hala şaşkın ve öfkeliydi…

           

            Yozgatlı tim, Yozgatlı Osman öğretmenin koluna girdi. Beraber Tedaş’ın önündeki timlerin yanına gittiler. Kürsülere karşılıklı oturdular.

Yozgatlı tim bu defa kahveciye bağırdı:

            — Hemşerime çay getir…

            Ben ve öğretmen arkadaşlarım, Lice yapımı bu yerli filmin sonucunun tatlıya bağlanmasıyla rahatladık… Derin nefes aldık…

 

            Osman’ın bu tavrı, arkadaşlar arasında günlerce konuşuldu. Osman’ı hem kızdırmak, hem de uyarmak için aşağıdaki cümleler günlerce söylendi:

            — Osman Cumartesi, Pazar dâhil her gün tıraş ol. Kravatsız gezme. Ütüsüz elbise giyme. Seni vururlar bak. Seni ben de kurtaramam.

            — Osman çok esmersin. Beyazlatıcı krem al. Biraz beyazlaş. Her tim Yozgatlı çıkmaz. Kimliğini sormadan da burada adam vururlar.

            — Osman, tim seni vururdu. Yanaşınca kan çekti… Aynı kandan olduğunu anladı. Seni bağışladı. Yoksa  “Osman’lar ölmez, vatan bölünmez” sloganlarıyla, Türk bayrağına sarılı cesedini Yozgat’a gönderirdik. Timler öldürdü, demezlerdi. Seni teröristler öldürmüş olurdu. Sen de şehit olurdun.

            —Bizim Osman, kahraman Osman. Timlerden daha büyük Osman. Nasıl çay ısmarlattı kendine yiğidim…

            —Osman, hemşerisi ile aynı merada koyun gütmüş. Timi Sesinden tanıdı.  Osman sesin sahibini tanımasaydı öyle bağırmazdı. Değil mi Osman?

           

Osman bu ve benzeri sözlere hep güldü…

Derbederliğinin suçunu, kendisinden kızını ayıran eski kaynanasına yükledi:

            — Kaynanam kızını benden ayırıp, beni buraya bekâr göndermeseydi,  ben her gün damat gibi gezerdim. Timler de beni Liceli bir köylü sanmazdı… Ölümün kıyısından dönmezdim…

 

YIL: 1992

0 Paylaşımlar

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir